17 Mayıs 2017 Çarşamba

Kimyasal Peeling Nedir? Nasıl Yapılır?



Avrupa'da özellikle çokça popüler olan kimyasal peeling yöntemleri evde yapılması avantajı ve lazer tedavisi, mezoterapi gibi maddi açıdan yüksek fiyatlarda olmamasından kaynaklı avantajlıdır.

Temel olarak, belirli oranlarda derecelendirilmiş asit çözeltilerinin, sürüldüğü doku tabakasındaki ölü hücrelerin yakılması ile derinin katmanlar halinde kontrollü soyulması işlemine denilir. Gelecekte adını daha sık duymaya başlayacağımız kimyasal peeling yöntemleri hakkında yaptığımız araştırmayı, okurlarımızın beğenisine sunarken , bir çok bilimsel kaynağın incelenmesi sonucunda hazırlanan yazımızın sizler için yararlı olacağını düşünüyoruz.




Kimyasal Peeling Nedir?


Kimyasal Peeling, cildin üst tabakasına doğal olmayan yani laboratuvar ortamında hazırlanmış, kimyasal içerikli asitlerin dokunun en üst katmanı olan epidermis tabakaya sürülmesi ile  hücre dokusunu kurutularak kimyasal yanık oluşturulması ve katmanlar halinde soyulmasını sağlayan işlemidir.  Bunun için yüksek konsantrasyonlarda kimyasal-asidik maddeler kullanılarak cildin ölü hücrelerden oluşan hasarlı üst tabakasından arınması ve alttaki cilt tabakasının yenilenmeyi sağlaması hedeflenir.

Belirli oranlarda derecelendirilebilen bu asit çözeltileri, ciltte görünüm açısından rahatsız edici ve cilt sağlığı açısından tehlike arzeden oluşumların , asitin yakıcı etkisi sonucunda , canlı hücre dokusundan koparak kendiğinden atılması ilkesine dayanmaktadır. Ancak asitle yapılan bir işlem olduğu için kullanımının dikkat edilmesi gerekir. Bu noktada uygulanacak kimyasal peelin yöntemi seçilmeden önce cit yapısının hassasiye derecesi ve olası alerjik durumlar düşünülerek hareket edilmeli ve kullanımına hususunda da  dikkat edilmelidir.

Bu noktada; Aktif deri enfeksiyonu yaşanan dönemlerde ve açık yara varlığında kullanılamazken, Son 6 ay içinde baş göstermiş ağır sivilce oluşumları yani iltihaplı sivilce tedavi süreçleri ve  Alerjik seboreik egzama, vüritik hastalıkların yaşandığı durumlarda kimyasal peeling uygulamalarından kaçınılmalıdır.

Kimyasal Peeling Tedavisi ve  Dikkat Edilmesi Gerekenler


Kimyasal peeling yöntemleri cildin yenilenmesini sağlayarak; yaşlılık belirtisi gösteren kırışıklıklar, güneş lekeleri, gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı gibi değişik nedenlere bağlı olarak gelişen derideki sivilce ve lekelerin giderilmesinde tedavi edicidir. Aynı zamanda cilt dokusunun dışssal müdahalelere bağlı olarak maruz kaldığı tahribatların sonrasında oluşan iz ve leke gibi görüntüsü rahatsız edici oluşumların giderilmesinde de etkili tedavi edicidir.

Ölü doku hücrelerinin zarar verdiği cildin nem oranını sağlayan kolajen dengesi, lifleri uyararak soyulmanın ardından gelen yeni deri oluşumuyla dokunun kendini yenilemesini sağlayan kimyasal peeling uygulamalarıyla, lekelerin ve derilerin üst tabakasında yer alan kabartıların azalmasına yardımcı olur. Akne tedavisinde diğer tedaviler ile birlikte uygulanabilir. Kuru ve kaba cilt yapısını kolajen artışını sağlayarak yeniler.

Bütün bunlarla beraber son dönemde boy gösteren, cinsel yollarla bulaşan hastalıklarda da ortaya çıkan genital siğil tedavilerinde, Özellikle kadınlarda rahim ağzı kanserine sebebiyet verebilen Hpv virüsünün yol açtığı siğil sorunlarında da erken teşhis ve tedavi süreçlerinde uygulanabilir.

Kimyasal Peeling Çeşitleri


Bitki-meyve özlerinde bulunan asidik bileşiklerin fermante edilerek uğradığı bazı klinik işlemler sonucunda elde edilen asitler olarak; L-ascorbic acit ( c vitamini ), salisilik asit, laktik asit, glikolik asit peelin türleri ve laboratuvar ortamında hazırlanan Trikloroasetik asit (TCA) olmakla beraber , Kimyasal Peeling çeşitlerini iki ana gruba ayrılmaktadır.

Glikolik, Laktik, L-ascorbic ve salisilik asit gibi asitler, çoğu zaman destelize su yada doğal esansiyel sulara belirli oranlarda karıştırılarak tonik uygulamarı ve krem kürleri yöntemiyle cilt bakımında kullanılırken, TCA gibi saf asit formunda olan peeling asitleri,  asitin sadece destelize sularda belirli oranlarda çözündürülmesiyle elde edilen peeling asitleridir.

TCA Peeling asiti,  cildin tipine ve hassasiyetine bağlı olarak belirli oranlarda kullanılmaktadır. Daha çok iz ve leke gibi oluşumların yok edilmesi tedavisinde ve uzun sayılabilecek aralıklarla kullanılırken , glikolik, Laktik, Salisik ve L-ascorbik gibi peeling asitleri hafif ve yüksek dereceli formlarıyla ve tercihe bağlı olarak günlük yada haftalık ortalama zaman dilimlerinde cilt bakım peelingleri olarak kullanılabilmektedir.

Burada uygulanacak Peeling yöntemine ve peeling türüne ancak cilt yapısının özellikleri düşünülerek karar verilmelidir. Bu durumun kimyasal Peeling uygulamasından başarılı sonuç almak için ön şart olduğu unutulmamalıdır.


Kimyasal Peeling Sonrası cilt  Yapısı ve Görünümü


Kimyasal Peeling uygulamarında , Asit içeriği yoğun olan peeling uygulamaları yaratacağı doğal etkiler itibariyle; kuruluk, kızarıklık, kararma ve beyazlanmalar oluşabilmektedir ayrıca deride gerginlik durumu da olabilmektedir fakat bunlar doğaldır.

Bu gibi durumların önününe geçerek cilt dengesinin korunması ve peeling sonrası ölü derinin altından gelen yeni derininde sağlıklı bir yapıya kavuşmasını sağlamak amacıyla vitamin ve mineral katkılı içeriklere sahip krem ve solüsyonlar kullanmalıdır.  Uygulama ve tedavi sürecinin sorunsuz atlatılmasını sağlayacak en önemli faktörün bu olduğu unutulmamalı ve  B3 vitamini-niyasin yada çinko oksit içeriği yüksek pişik ve nemlendirici kremler periyodik olarak kullanımına özen gösterilmelidir.

Kimyasal Peeling uygulaması sonrası, deri güneş yanığına eğilimli hale gelebileceğinden uygulama hangi mevsimde olursa olsun, güneşten hem fiziki hem de kimyasal koruyucularla korunulması zorunludur.

Ölü derinin atılması sürecinde iyileşme sağlanması;  ince, kolay zedelenen bir deri yapısı gösterebilir. Bu açıdan soyulma sırasında müdahale edilmemesi  ve kabuk atması gerektiği unutulmamalı , uygulamanın yapıldığı bölgenin ,  tahriş olmasına sebep olabilecek sürtünme, ovuşturma gibi eylemlerden uzak durulmalıdır.

Son olarak Kimyasal peeling uygulama sonrası dönemde  hafif ya da belirgin izlerinin oluşabileceğini, bunun giderilmesi amacıyla vitamin ve mineral destekleyicilerinin düzenli kullanımının önemini bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tırnak Mantarı Nedir

Tırnak Mantarı Tırnak Mantarı rahatsızlıklarında, özellikle vücutlarında bağışıklık sistemi zayıf kişilerin, şeker hastalarının sağlıklı ...